Arnavutköy'de Herkesin Oturabileceği Bir Yer Var mı?

Boğaz manzarasına karşı bir bardak çay içmek, bir mahallede yaşayan herkes için ulaşılabilir olmalı.
Arnavutköy denildiğinde pek çok kişinin aklına Boğaz'ın mavisi, tarihî yapılar, sahil boyunca uzanan sokaklar ve İstanbul'un kendine özgü mahalle kültürü gelir.
Ancak bu güzel manzaranın ardında, üzerinde düşünmemiz gereken bir soru var:
Arnavutköy'de herkesin ekonomik koşullarını düşünmeden oturabileceği, bir bardak çay içip komşusuyla sohbet edebileceği bir yer var mı?
Bu soruyu sormamızın bir nedeni var: Arnavutköy Çay Bahçesi.
Uzun yıllar boyunca mahalle sakinlerinin buluşma noktalarından biri olan çay bahçesi, yalnızca çay içilen bir alan değildi. İnsanların birbirleriyle karşılaştığı, sohbet ettiği, aileleriyle vakit geçirdiği ve mahallesine ait hissettiği bir yerdi. Oraya gitmek için özel bir sebebe, bir kutlamaya ya da yüksek bir harcama yapmaya gerek yoktu. Bazen yalnızca bir bardak çay ve birkaç dakikalık sohbet yeterliydi.
Ancak bugün Arnavutköy'de dışarıda oturmak, her bütçe için aynı ölçüde kolay olmayabilir. Mahalledeki bazı işletmelerin fiyatları, sınırlı bütçeyle yaşayan vatandaşlar için sosyalleşmeyi zorlaştırabilir. Bir kahve içmek, arkadaşlarla buluşmak veya ailece dışarıda vakit geçirmek herkes için aynı ekonomik yükü taşımıyor.
Bir mahallede sosyalleşmek, yalnızca bunu karşılayabilecek bütçeye sahip olanların imkânı olmamalı.
2023 yılında başlayan yenileme çalışmalarının ardından Arnavutköy Sosyal Tesisleri, 20 Mayıs 2026 tarihinde yeniden hizmete açıldı. Ancak geçmişte mahalle sakinlerinin kullandığı çay bahçesi yeniden açılmadı. Böylece tesisin kapıları yeniden açılmış olsa da mahallelinin beklediği sosyal alan eksik kaldı.
Bugün mesele yalnızca bir çay bahçesinin kapalı olması değil. Mesele, bir mahallede yaşayan insanların bir araya gelebileceği alanların ne kadar erişilebilir olduğu.
Arnavutköy Çay Bahçesi'nin yeniden açılması için yürüttüğümüz mücadele de bu düşünceden doğdu. Yaklaşık üç ay süren imza kampanyamızda 326 vatandaşımızın desteğini aldık ve imzalarımızı İstanbul Büyükşehir Belediyesine ilettik. Kurumlara başvurduk, mevcut koşulları araştırdık ve çözüm yollarını takip etmeye devam ettik.
Talebimiz açık: Çay bahçesinin öncelikle geçmişte olduğu gibi yeniden halkın kullanımına açılması. Bunun mevcut mevzuat ve koruma koşulları çerçevesinde mümkün olmaması hâlinde ise ilgili kurumların iş birliğiyle, hukuka ve koruma ilkelerine uygun bir alternatif geliştirilmesi.
Arnavutköy'de yaşayan, bu mahallenin geçmişine değer veren ve geleceğinde de komşuluk kültürünün yaşamasını isteyen herkesin ortak meselesidir.
Çünkü bir mahallenin değeri yalnızca evlerinin, sokaklarının veya manzarasının güzelliğiyle ölçülmez. İnsanlarının bir araya gelebilmesi, ortak alanlarını kullanabilmesi ve kendilerini yaşadıkları yere ait hissedebilmesi de en az bunlar kadar önemlidir.
Şimdi yeniden aynı soruya dönelim: Arnavutköy'de herkesin oturabileceği bir yer var mı?
Bu sorunun cevabını değiştirmek mümkün. İlgili kurumların bir araya gelerek çözüm araması, çay bahçesinin hangi şartlarda yeniden kullanılabileceğini değerlendirmesi ve mahallelinin talebine somut bir yanıt vermesi gerekiyor.
Bizim istediğimiz ayrıcalık değil; mahalle yaşamının bir parçası olan sosyal bir alanın yeniden kazanılmasıdır.
Bazen bir mahallenin ihtiyacı büyük projelerden önce, insanların yan yana oturabileceği birkaç masa, bütçesini zorlamadan içebileceği bir bardak çay ve birbirine hâlâ selam verebilen komşulardır.
Arnavutköy'de herkesin oturabileceği, herkesin kendini ait hissedebileceği bir yer olmalı. Çünkü mahalle hayatı, yalnızca satın alabildiklerimizden ibaret değildir.
Boğaziçi Postası


Yorumlar